Yardımcı Yan Menu
Sosyal Eklentiler
İletişim Bilgileri
Adres

http://www.fatihetsiz.com

İlk medeniyetlerin felsefenin doğuşuna etkisi konu özeti

  • yönetim
  • | 12.11.2019 21:34
  • | felsefenin doğuşu, medeniyetlerin felsefeye etkisi

1. MISIR VE MEZOPOTAMYA UYGARLIĞI

İlk uygarlıkların yerleşim merkezi olan Fırat-Dicle ve Nil nehirlerinin kıyıları, aynı zamanda ilk bilimsel çalışmaların ortaya çıktığı yerlerdir. Felsefenin doğuşunda bir çok medeniyetin oluşturduğu bilgi birikimi etkili olmuştur. Bu uygarlıklardaki bilimsel ve felsefi çalışmalar dinin etkisi altında gerçekleşmiştir.

Mısır'da çoktanrıcılık vardır. Bu çoktanrıcılık tanrının değişik görünümlerini dile getirir. İlk tanrı ya da baş tanrı evrenin yaratıcısı olduğuna inanılan Güneş Tanrısı Ra'dır. Toprak (Gebb) ve Gök (Nut) onun yanında yer alırlar. Evreni bu tanrılar üçlüsü yönetir. Eski Mısır inanç ve felsefesine göre; gerçek ve sonsuz yaşamın öte dünyada olduğu ve bu dünyanın o sonsuz yaşam için bir sınav yeri olduğu düşüncesi geliştirilmiştir.

Mısır'da hiyeroglif yazısı kullanılmıştır. Nil nehrinin periyodik taşkınlıklarını önceden belirlemek için takvim çalışmaları yapmışlardır. Yine Nil nehrinin taşkınlıkları sonucu ortaya çıkan arazi problemlerini çözmek için geometri çalışmaları yapmışlardır. Tıp alanında da gelişmişlerdir. (Mumyalama tekniği sayesinde) Ayrıca tedaviler sihir ve büyü ile yapılmaktaydı.

Mezopotamya'daki Sümerler ve Babillilerin tapınakları aynı zamanda birer gözlem evi (rasathane) idi. Bu tapınaklarda ilk kez güneş ve ay tutulmalarının çizelgeleri düzenlenmiştir. Buradaki astronomi din ile sıkı bir bağlılık içindedir ve daha çok astroloji niteliği taşımaktadır. Sümerler çivi yazısı kullanıyorlardı. Çamurdan yaptıkları kil tabletler üzerine Gılgamış Destanı ve Hamurabi Kanunları'nı yazmışlarıdır.

2. HİNT UYGARLIĞI

Hint uygarlığında etkili olan düşünceler Brahmanizm ve Budizm'dir.

Brahmanizm:

Dinin kuralları "Veda" denilen kitaplarda toplanmıştır. Veda'lar farklı zamanlarda yazılmış bir çeşit ansiklopedidir. Bir beyitte "Tanrılar ve insanlar henüz yokken bu evrende acaba ne vardı?" sorusu sorulur. Bu tür düşünceler felsefe alanında ilk adımlardır. Brahmanizm'de tüm doğa Brahman adı altında tanrısal bir tek güç olarak görülüyor. Bu tek güç insana 3 ayrı Tanrı biçiminde görülür; Brahma (Yaratıcı), Vişnu (Koruyucu), Şiva (Yok edici)

Budizm:

Hindistan'da Guatama, kendisine "uyanmış, aydınlanmış" anlamına gelen Buddha adı verilene kadar geçen sürede, hayatın amacını anlamak, ölüm gerçeğiyle baş edebilmek, ıstıraplardan kurtulmanın yollarını keşfetmek ve çevresinde gördüğü derin insani acılara bir çözüm bulabilmek amacıyla, derin düşüncelere dalarak Hindistan'ı baştan aşağı dolaşmıştır. "Orta Yol" kavramını ortaya atarak, insanın aşırılıklardan kaçmasının önemi üzerine bir düşünce sistemi geliştirmiştir.

Hint felsefesi geleneksel olarak ruhsal ve gizemsel bir felsefedir. Hiçbir zaman kendini dinden soyutlayamamıştır. Hindistan'da en basit inançlar bile bir felsefe değeri taşır. Hint felsefesi bireyseldir. Kişi kendi kurtuluşunu sağlayacak özü ancak derin düşünmesiyle elde edebilir.

3. ÇİN UYGARLIĞI

Çin felsefesi M.Ö 6. yy'dan beri 3 koldan gelişmiştir: Tao Öğretisi/ Konfüçyüs Öğretisi/ Buda Öğretisi

Taoizm:

Lao Tzu tarafından oluşturulmuş bireysel bir kurtuluş dinidir. Sembolü Yin-Yang dır. Tao; doğru yol, kendini tanıma, zıtların birliğini görmektir. İnsan kendini tanıyınca doğru olan yola yani Tao'ya ulaşmış olur. Evrende bir düzen vardır ve bu düzen toplumda yasalarla sağlanır.

Konfüçyüsçülük:

Bir ahlak öğreticisidir. "İnsanı olgunluğa götüren yol bilgidir." Konfüçyüs metafizik konularla uğraşmamıştır. Onun esas ilgisi "üstün insan" ve "iyi düzenlenmiş toplum" oldu. Erdem, insani ilişkiler ve iyi toplum dışında hiçbir şeyle ilgilenmedi.

4. İRAN UYGARLIĞI

Zerdüşt inancı : Avesta adı verilen kutsal metinler vardır.Ahura Mazda, bu düzeni sağlayan, hayat veren, iyilik ilkesidir. Bu din iyi ve kötünün çatışmasına dayanır. Tüm insanlık tarihi kötü güç ile iyi gücün, karanlıkla aydınlığın çatışmasından oluşur ve bu çatışmanın yapıldığı alan ise insan ruhudur. Bunun sonunda iyi kötüye, aydınlık karanlığa üstün gelecektir.

Mısır, Mezopotamya, Hint, Çin ve İran sistemleri kendilerini dini ve mistik (mitolojik) öğelerden arındıramadıkları için felsefe kabul edilmemektedir. Yunan düşünce sisteminin felsefe kabul edilmesi akla dayalı olmasındandır.

Bu konulara da göz atın

Sitemize içerik eklemek ister misiniz ?