Yardımcı Yan Menu
Sosyal Eklentiler

Dudaktan kalbe roman özeti

  • yönetim
  • | 06.01.2020 14:24
  • | Reşat Nuri Güntekin

KİTABIN ADI : DUDAKTAN KALBE
KİTABIN YAZARI : REŞAT NURİ GÜNTEKİN
YAYIN EVİ VE ADRESİ : İNKILAP KİTAP YAYIN SANAYİ VE TİC. A.Ş. ANKA BASIM MATBAĞACILARSİTESİ NO:38 BAĞCILAR-İSTANBUL
KİTABIN KONUSU: "Kınalı Yapıncak", Lamia'nın bestekâr Kenan'la yıllarca süren acı ve tatlı aşklarının öyküsüdür.

DUDAKTAN KALBE KİTABIN ÖZETİ

Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti. Küçük yaşta babasini kaybetmişti. Annesi, kız kardeşi ve kendisi dayılarının yanın da kalırlar. Zorlukla Mühendislik mektebini bitirmiştir. Fakat küçüklüğünden beri musikiye aşıktır. Dayıların yanında Reji katipliğini yapan Mesut Bey'den keman dersleri alır. On yedi yaşındadır. Mühendislik Mektebine giderken dayıların komsusu Leyla isminde bir kıza asık olur. Çok çekingen olduğundan bunu kalbine gömer. Okulu bitirdikten sonra bir arkadaşının yardımıyla Avrupa'ya gider. Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir. O artık ünlü bir Virtüöz dür.

Bu arada kız kardeşi Afife evlenmiştir. Annesi de bir yıl sonra Afife'nin yanına gider. Hem onları hem de dayisini görmek için Seydi köye gider.

İstanbul'dan İzmir'e gemi ile gider. Gemide Münir Bey, Prens Vefik Paşa ve kızı Prens Cavidanla beraberdir. Dayisinin komşusu Münir Bey Kenan'nın Cavidanla evlenmesini ister ve nişanlanırlar.

Kenan İzmir'de Bozyaka'da Lamia adlı bir kızla tanışır. Lamia'nın annesi babası ölmüş amcalarının yanında kalan sakin uysal birdir. Ayrıca bir yüz başıyla nişanlıdır. Kenan ona yüzündeki çillerden dolayı Kınalı Yapıncak ismini takar. Aralarında maceraya benzeyen bir ilişki olur. Her akşam buluşmaktadırlar. Kenan çocuk denecek bir kızla beraber olduğu için kendine kızmakta fakat yalnız kaldıklarında kendine hakim olamamaktadır. Bu beraberlik duyulur ve dedikodular baslar. Dedikodular yüzünden Amcası Şükrü Bey Lamia'yı dayısı Rıza Bey'in yanına Kütahya'ya göderir. Trende Lamia Makbule isimli bir kızla tanışır. Kendinden habersiz hayata küskün bir şekilde Kütaya'da yaşamaya başlar. Yengesi ona kendini düşünmüyorsan doğacak çocuğunu düşün der.

Lamia değişir. Lamia'nın bir kız çocuğu olur. Adını Mebrure koyar. Dayisinin kızı Mahmure üç çocukla ve kocasıyla babasının evinde kalır. Fakat bir Çavuş'u sevmiştir ve kocasının bundan haberi olmuştur. Mahmure kurnazlıkla kendisini değilde Lamia'nın Çavuşla görüştüğünü söyler. Böylece Lamia olayi üstlenmiş olur. Mahmureyi de kocasından ayrılmaktan kurtarır. Bu arada Mahmure'nin kocası Resih Bey Lamia'ya saldırır. Lamia'da onu öldürür. Mahkemede beratine karar verilir.

Dayısı Rıza Bey onu bir tanıdığının evine teslim eder. Orada ziyarete ilk gelen Makbuledir. Makbule'nin babası onu ister ve evlenmeye karar verirler Lamia on dokuz yaşındadır.

Kemal Beylerin evlerine İstanbul'daki kız kardeşinin oğlu Doktor Vedat gelir. İstanbul'dan Kütahya'ya sürgün olarak gelmiştir. Lamia'nın genç ve güzel olması, dayısının da yaslı olması Vedat'ı düşündürür.

Lamia'nın söylediği bir şarkı Kenan'ı tanıdığını haber verir. Kenan'ı İstanbul'dan tanıyan Vedat Lamia'ya Kenan'dan ve Cavidan'dan bahseder.

Birgün Vedat Bey bir avda vuruldu diye duyulur. Bunu öğrenmeye giden Lamia Hanımın ev sahibinin hazırladığı kömür közünden Vedat Beyle birlikte zehirlenirler. Dedikodular yine başlamıştır. Kemal Bey'de onun evden ayrılmasını ister. Vedat Bey olaylardan dolayı çok üzgündür. Lamia'ya evlenme teklifi eder. Lamia kabul etmez.

Vedat'ın sürgün görevi Kütahya'da bitmiş İstanbul'a gitmiştir. Bu arada Kenan Cavidan'la evlenmiştir. Üç yıldan beri ilk defa Lamia'yı düşünür. Aşk değil bir gönül oyuncağı dudaklarımızın eğlencesi ibaret diyen Kenan şimdi bu aşkın zehir gibi dudaklarından kalbe indiğini anlar ve Kınalı Yapıncağı yanında olmasını çok ister. Cavidan'la mutlu değildir. Cavidan'la İzmir'e Bozyaka'ya giderler. Cavidanla birlikte orada Lamia'yı göreceğini ümit eder. Fakat göremez ve çok üzülür.

Kenan Bey'ler İstanbul'a giderler. Bu arada Lamia'da İstanbul'a kalkmıştır. Kenan Bey'le Prenses Cavidan ayrılırlar. Eski arkadaş olan Vedat Bey'le Kenan karşılaşırlar. Vedat onu muayenehanesine çağırır. Orada tesadüfen Kenan Lamia ile karşılasır. Tekrar görüşmek için mektup yazar. Lamia'da o bir yaz rüyasıydı der konuyu kapatır. Kenan'ın kemanının sesinden çıkan büyülü aşk sevdası böylece bitmiştir. Kenan'da bütün ümitlerini yitirmiştir.

Lamia Vedat'la evlenmeğe razı olur ve evlenirler. Kenan Bey hayata küsmüştür. Seydiköy'e annesinin mezarına gider ve kardeşini dolaşir. Alti ay sonra ölür.

KİTABIN ANA FİKRİ

Gerçek mutluluğun sadece şöhrette olmadığıdır.

KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

Hüseyin Kenan: Babasını küçük yaşta kaybetmiş müzmin bir genç. Müzikte başarılı olduktan sonra çocukluğunu ve gençliğini yaşamak istemiştir.

Nail Bey: Hüseyin Kenan'ın babasıdır.

Melek Hanım: Kenan'ın annesi. Babasından habersiz evlenmiştir. Genç yaşta dul kalmıştır.

Münir Bey: Kenan beyin dayısı, kendini üzüm bağlarına vermiştir.

Vefik Paşa: Mısırlıdır, tahsilini Paris'te yapmıştır.

Prenses Cavidan: Vefik Paşanın kızıdır. Esaslı bir tahsili yoktur, babası gibi sanata düşkündür. Çok güzeldir.

Rıza Bey: Lamia'nın Kütahya'daki dayısıdır.

Kemal Bey: Lamia'nın ilk nikahlı eşidir.

Makbule Hanım: Kemal beyin kızıdır. Lamia ile baştan beri dostane bir tavır içindedir.

Vedat Bey: Kumral, şen, neşeli, canı istedikçe iş yapan, çok akıllı birisidir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER

Akıcı bir kitap insan sanki kendi yaşıyormuş gibi anlatılmış.

Bu konulara da göz atın

Sitemize içerik eklemek ister misiniz ?