Yardımcı Yan Menu
Sosyal Eklentiler
İletişim Bilgileri
Adres

http://www.fatihetsiz.com

Ani işitme kaybı hastalık belirtisi olabilir

Ani işitme kaybı hastalık belirtisi olabilir

  • yönetim
  • | 03.11.2019 20:16
  • | üç saniye üç gün, kulak travmaları, işitme kaybı tanısı

Bir anda ya da birkaç gün içinde yavaş yavaş ortaya çıkan işitme kayıpları bir hastalık değil, belirti olarak değerlendiriliyor. Tiz sesler, orta frekans sesler ve pes seslerde belli bir desibelin üstünde meydana gelen kayıplarda hiç vakit kaybetmeden tedaviye geçmek gerekiyor.

Ani işitme kaybı nasıl oluşıyor ?

Klasik tanımıyla; üç saniye ile üç gün arasında ortaya çıkan, birbirini takip eden üç frekansta 30 desibele kayıplara ani işitme kayıpları deniyor. Bazı eski yabancı yayınlarda ise hastanın saat 12:00'de çan kulesinin sesini dokuza kadar duyup, arkadan gelen üç çan sesini duymaması olarak da tarif ediliyor. Yani bu şekilde çok ani ortaya çıkabildiği gibi, üç gün içinde yavaş yavaş da ilerleyebiliyor. Ani işitme kayıpları yüzde 90'ın üzerinde tek taraflı görülüyor.

Hasta işitme kaybını nasıl fark ediyor ?

Sorun daha çok 30 - 60 yaş arasında görülüyor. Hastaların çoğu sabah kalktığında tıkanıklık şeklinde fark ediyor. Dış kulak yolunu tıkayan kir de işitme kaybına yol açabileceği için hastalar genellikle böyle bir faktör olduğunu düşünüp doktara başvurmakta gecikiyorlar. Yavaş ilerleyen kayıplarda ise hasta ilk gün gelmese de ikinci gün doktora başvuruyor.

Bu şikayetle gelen hastanın tanısı nasıl konuyor ?

Bu işitme kayıpları genelde iç kulak tarafında ve sekizinci kafa çifti dediğimiz işitme sinirinden köken alıyor. Yani bir hastalık olarak değil, bir bulgu olarak değerlendiriliyor. Hastanın geliş şikayetleri arasında sadece işitme kaybı bulunmuyor. Yüzde 50 - 60'ında işitme kaybına vestibüler fonksiyon bozukluğu yani denge problemleri ve çınlama da eşlik ediyor. Kulak ve denge muayenesinin ardından mutlaka işitme testi (odyogram) yapılıyor. Tiz sesler, orta frekans sesler ve pes seslerde kayıplar veya değişen eğriler görülebiliyor, yani ardışık olarak üç veya daha fazla frekansta kayıp bekleniyor. Tek bir frekanstaki kayıp ise ani işitme kaybı olarak değerlendirilmiyor.

İşitme kaybı neyin bulgusu olabilir ?

Çok geniş bir yelpazede yer alan hastalıkların bulgusu ani işitme kaybı olarak karşımıza çıkabiliyor. İlk olarak iltihabi durumları, bunların başında da viral hastalıkları düşünmek gerekiyor. Ani işitme kaybıyla gelen hastaların genelde iki hafta öncesine kadar bir solunum yolu iltihabı ya da nezle geçirdikler biliniyor. Sebebin iltihabi olduğunu kanıtlayabilmek için kan testlerinden yararlanabiliyoruz. Bunun dışında direkt orta kulağı ve iç kulağı ilgilendiren iltihabi durumlar da işitme kaybına yol açabiliyor. Ayrıca kronik orta kulak problemi olan hastaları da unutmamak gerekiyor. Bazı otoimmün hastalıklarla ya da damarları ilgilendiren problemlerle de ani işitme kayıpları meydana gelebiliyor.

Lösemi ve çeşitli kan hastalıklarında da iç kulak etkilenebiliyor. Bunları ayırt etmek için mutlaka kan tablosuna bakılması gerekiyor. Damarsal nedenlerde çok sık rastladığımız durumlardan biri de by-pass cerrahisi sonrasında ortaya çıkan işitme kaybı oluyor. Bu da iç kulak kılcal damar kanlanmasının ameliyat sonrasında bozulmasından kaynaklanıyor.

Sekizinci kafa çiftinin yani işitme sinirinin kılıfından köken alan köşe tümörleri de sadece ani işitme kaybı ile belirti vereiliyor. İşitme kaybı ile gelen hastaların yüzde 13'ünde ise işitme kaybına rastlanıyor. Tümörden şüphenilen durumlarda bölgenin mutlaka manyetik rezonans (MR) ile değerlendirilmesi gerekiyor.

İşitme kaybının oluş şeklinin, olmadan önce hastanın yaşadığı veya tarif ettiği durumların üzerinde durmak gerekiyor. Bu nedenle hasta öyküsünün iyi alınması büyük önem taşıyor. Kulakta ve dengede ek bulguların incelenmesinden sonra işitme testi ve beyin sapı uyarılmış işitme testi yapılıyor. Sonuçlara göre sebebe yönelik tedaviye başlanıyor.

Tedavide başarı oranları nasıl ?

Bazı hastaların kendi kendine dahi iyileşebildiği biliniyor. Ancak hangi hastanın bu şekilde iyileşeceğini bilemeyeceğimiz için mutlaka tedaviye başlıyoruz. Hastaların yüzde 55 - 60'ı kendi kendine ya da ilaçların etkisi ile tamamen iyileşiyor. Yüzde 40 - 45'inde kısmi bir düzelme görülüyor. Hastaların yüzde 5'i ise bu kayıpla hayatına devam etmek zorunda kalıyor.

Bu konulara da göz atın

Kategoriler

Son Eklenen Yazılar

Etiketler

Sitemize içerik eklemek ister misiniz ?